YAŞ DESTANI

1992 Güdül Boyalı'dan Yakacık'a göçtük

Babamın elinden bir kaza çıkmadan kaçtık

Dört inek, bir koyun, beş tavukla çıktık

Yeni yuvanız hayırlı olsun dediler


Anam babam üç de çocuk öylece göçünce

Ablam on, ben iki, kardeşim bir yaşında

Ne edelim yokluk hep garibin peşinde

Siz gayrı buralı olursunuz dediler


Anam süt sağar kapı dolaşır satardı

Babam boyacılıkla çobanlık yapardı

İkisi de çalışıp didinip bize bakardı

Siz de okuyun büyük adam olun dediler


Yokluktan bütün hayvanları tek tek sattık

Zaman geçti büyüdük biz de iş baktık

Babam çoban gitti anamla yalnız kaldık

Sabredin su akar yatağını bulur dediler


Ablam genç yaşında evlenip ele gidince

Bilader daha lisede okulu terk edince

Ben de dokuz telli sazın peşine düşünce

Artık kendi yolunuzu bulun dediler


Babam sevmezdi sazın peşine düşmemi

Sırtımda sazla düğün düğün gezmemi

İçki masalarında meze olmam üzme mi

Gayrı ne halin varsa görün dediler


Bu sazın ilmini gittim buldum okudum

Güzel İzmir'de altı yıl zar zor kaldım

Anan baban hasta dediler okul bitince geldim

Aferin arkadaş okudun adam oldun dediler


Münasip bir iş buldum öğretmen oldum

Sevdim bir kızı düğün dernekle aldım

Beş sene sürdü olmadı yarden ayrıldım

Gayrı bu da sana ders olsun dediler


Sizden de sır çıkmaz ya arada içerdim derdimden

Başıma da iş geldi girdim çıktım içerden

Yaş 36 olunca başka iş gelmez elimden

Bu gidişle bu sazı çalarsın sen dediler


Yarsız işsiz güçsüz tek başıma kalınca

Bütün dertler bu garibe ardı ardına gelince

Borçlar birikip ev sahibi kapımı çalınca

Etti isen işte böyle buldun dediler


Anam babam yanardı gizli gizli derdime

Gözümü kararttım gayrı hiç bakmadım ardıma

Hangi kapıyı çalsam gelen olmadı yardıma

Demir nemden insan gamdan çürür dediler


Zaman geçti anamı umreye gönderdik

Hemen ardına babamı hastaneye yatırdık

Üç gardaş ortalıkta fırıl fırıl döndük

Geçmiş olsun ile Allah kavuştursun dediler


Şükür Allah kavuşturdu anamı bizlere

Selam getirdi o topraklardan sizlere

Hediyeler dağıttı gelinlere kızlara

Gözünüz aydın Allah kabul etsin dediler


Anam gelir gelmez dünürüne taziye gitti

Hemen ardından babama ziyaret etti

Peşindeymiş Azrail geldi bize çattı

Ananız öldü başınız sağ olsun dediler


Babam hemen ardına kırk gün dayandı

İnim inim inledi ne çekilmez çileydi

Simsiyah dudak yüzü mosmor karaydı

Babanız da öldü Allah rahmet eylesin dediler


Anasıza öksüz babasıza derler yetim

Kırk günün içinde oldu bu iki derdim

Ateş düştüğü yeri yakarmış yandım

Gayrı Allah sabırlar versin dediler


Anayı babayı kırk günde kaybettik

Ahh onlar için inim inim iniledik

Önce öksüz sonra yetim kaldık

Otuz dört yıllık ocağımızı kapattık..